Hastanelerdeki sahte dezenfektanlar ölüm saçıyor!

Yaklaşık 82 yıldır sağlık hizmeti veren Merkez Laboratuarı İlaç Sanayi A.Ş´nin Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Mehmet Şapçı, Üsküdar Gazetesi´ne, hastane mikroplarının oluşmasına sebep olan, merdiven altında üretilen ve maalesef Bakanlıkça da ruhsat verilmiş ölüm saçan sahte dezenfektanlarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Şapçı, “Hastanelerimizin nerede ise tamamında Koruyucu Tıp ve ölümcül hastane mikrobunu önlemenin en önemli ürünleri olan antiseptik-dezenfektanlar, ne yazık ki merdiven altlarında üretilmekte, üretilmesine izin verildiği gibi, ürün ruhsatı da verilerek bir bakıma Sağlık Bakanlığı bürokratları tarafından yasallaştırılan, formüllerine uygun olmayan ölüm saçan sahte dezenfektanlar kullanılmaktadır” dedi.

1934´te kurulan Merkez Laboratuarı İlaç Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Mehmet Şapçı, gazetemize yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Hastanelerimizin nerede ise tamamında koruyucu tıp ve ölümcül mikrobunu önlemenin en önemli ürünleri olan antiseptik-dezenfektanlar, ne yazık ki merdiven altlarında üretilmekte, üretilmesine izin verildiği gibi, ürün ruhsatı da verilerek bir bakıma Sağlık Bakanlığı bürokratları tarafından yasallaştırılan, formüllerine uygun olmayan sahte dezenfektanlar kullanılmaktadır.
En az 6 yıldır devam eden bu uygulamanın sonlandırılması, bu inanılmaz halk sağlığı sorununun bitirilmesi konusunda ilgililerle her türlü görüşmeleri yaptık, yapmaya devam ediyoruz.
Hastalıklar sebep değil, sonuçtur. Ülkemizde ne yazık ki, yıllardır tedavi edici tıp uygulanmaktadır.
Bu sistem önce hasta yaratmakta, sonra bu hastalar antibiyotik ile tedavi edilmeye çalışılmaktadır.
Bugün süper enfeksiyonlara etkili antibiyotik sıkıntısı çekildiği için Bakanlığımız geç de olsa ‘Akılcı İlaç Kullanımı´ uygulamalarına geçmiş ve ilk iş olarak da antibiyotiklerin reçetesiz satışını yasaklamıştır. Gelişmiş ülkelerde kesinlikle koruyucu tıp uygulanır.
Hastalıklar bilinçli hijyen kurallarına uymamak, etkin el, ağız, vücut hijyeninin toplum olarak alışkanlık haline getirilmemesi ve uygulanmaması ile oluşur. Hastalıkların başlıca nedeni olarak antiseptik-dezenfektan güvenliğinin olmaması, hijyenin uygulanmamasından, başka bir çok önemli hastalık nedenleri ise; güvenilir, mikropsuz damacana ve diğer içme sularının olmaması.
Çok sıklıkla kullandığımız, her şey doğal, zararsız, bitkisel diye satılan gıda takviyeleri. Kozmetik ürünler. Lokanta ve ulaşım araçları firmalarınca bedelsiz verilen ıslak mendillerin nerede ise tamamının merdiven altı sağlık çalanlar tarafından üretilmesidir.
Bu ürünler, kesinlikle hasta üretirler. Çünkü, ilgili Bakanlıklar tarafından denetlenip, GMP (İyi imalat uygulamaları) sertifikası ve üretim yeri (dolum yeri) izni verilmemiş, uygunsuz üretim yerlerinde üretilen ürünlerde; mikrop bulaşma riski, zehir (pestisid vb) bulunma riski %100´e yakındır.
Bu ürünlerden yukarıda da belirttiğimiz üzere, binlerce insanımız ölmekte. Milyonlarcası da hasta olmakta.
Devletimiz de bu hasta olanlara milyarlarca lira sağlık harcaması yapmaktadır.
Bu durum devlet politikası olamayacağına, merdiven altı sağlık çalan var ise, bunları görmezden gelenler olduğu gibi, bu ürünleri alıp satarak bu sahtekarlara yardım edenler olması gerektiğine göre, çok büyük ve güçlü bir yapı ile karşı karşıya olduğumuz kesindir.
Zira, kurumlardaki ilgili bürokratlar, sorumluluk alıp, bataklığı, yani güvenilir olmayan üretim yerlerini kurutmak yerine, sivrisinekleri yani merdiven altlarından çıkan ürünleri ya da merdiven altlarında doldurulmasına müsaade ettikleri mikroplu suları ben piyasadan bulur ve idari para cezası veririm diyerek hepimizi kandırmaktadır.
“Bozuk ürünü ben piyasa gözetim denetim elemanlarımla bulurum demek, iş işten geçtikten sonra yangına su taşımak ile eşdeğerdir.”